Senin yerine, senin için öldüler. Senin haklarının sana verilmesini istediler. Onları öldürenleri alkışladın. Huzurun korundu zannettin. Bu fırsatı değerlendirenler, senden daha fazla çalmaya başladılar. Önce emeğini, alınterini, sonra çocuklarını ve gençliğini. İdeallerin yoktu zaten, hiç olmadı. Hakkın olanı bile hiç alamadın. Evlendin, çocukların oldu. Onların hakkını da kaptırdın, onların haklarını bile savunmadın. Umursamadın çünkü. Sokaklarda sürüklenen, dövülen, Yargılanan, hapsedilen, öldürülen akranlarını ayıpladın, haberden ibaretti senin için. Evin, araban oldu veya olmadı. Fazla yüksünmedin. Neden? Niçin? Hiç sorgulamadın, çünkü bir tek kitap okumadan geçirdiğin hayatında kendini mutlu hissetmen öğretildi ama mutluluk hiç öğretilmedi. Çünkü, mutluluğunu çalanları alkışladın. Alamadığın eti, yiyemediğin 350 Liralık peyniri, kimin alıp yediğini hiç sorgulamadın. Seni açlıkla terbiye eden yiyor. Şimdi emekli maaşını sorguluyorsun, hakettiğini kimin yediğini öğrenmeden. Depremden korkuyorsun, ölümden korkuyorsun, hakkını çalandan korkuyorsun, hakkını koruyandan, yaşamının hesabını sorandan nefret ediyorsun... Ne demeli ki sana? Bilemedim... Keşke biraz kitap okusaydın...